301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
14 Mart 2019 - Perşembe 12:58 Bu yazı 102 kez okundu
 
Hukuk ile değil de, duygusallık ve tarafgirlik ile meselelere baktığımız sürece asla iflah olmayız.
Hüseyin Sarıgül
 
 

 

 

1980’li yılları bilenler bilir; biz İslamcılar, aşağı yukarı üç ayrı kesimden oluşuyorduk.

Bunlar:

1) Biz radikaller (İran-İhvan ekolü)

2) Partililer (RP)

3) Fetullahçılar

    Aslında hepimiz de bir şekilde devleti ele geçirmeyi hedefliyor olsak da, kendi aramızda Fetullahçıları pek ciddiye almaz, hatta onları t’ye alırdık.

      “Kendilerini gizleyerek değişik kurumlara sızmak suretiyle devleti ele geçireceklermiş”; hadi oradan!

     Bize göre, zaten başarısızlığa mahkûm olan bu strateji “Peygamber metoduna da aykırıydı.”

Hâlbuki biz, İran’da da olduğu gibi rejimi sokakta yenmeyi düşünüyorduk...

Sonra neler olduğunu ise hepiniz biliyorsunuz, anlatmaya gerek yok.

Peki, bunları niye mi hatırlattım?

      Şunun için: “Yasalar içinde kalarak devleti ele geçirme” stratejisi, ta başından beri cemaatin bilinen stratejisiydi; mensupları bunu bizimle açık açık tartışıyorlardı zaten; bu gizli bir durum değil; kimse bunu inkâra yeltenmesin.

      Dolayısıyla hukuk içinde kalarak böyle bir yapıyla mücadele etmek de haliyle zor olsa gerek; bunu da teslim edelim...

        Ancak cemaatin “başarısı” tam olarak bu stratejileri değil, hükümetin bunu bilerek bu cemaat ile ortaklık kurmuş olmasıydı. Açıkçası hükümet, iktidar uğruna bu cemaat ile ortaklık kurarken hiçbir hukuk tanımadı, bunların her istediğini yerine getirip devletin her kademesine yerleştirdi.

Sonra ne oldu?

Onu da anlatmayacağım; sadede gelelim:

        Ortada açık bir darbe girişimi olmasına rağmen yine de hükümet bu yapıyla nasıl mücadele edeceği konusunda tam anlamıyla çuvallamış durumda!

      Yasayla kurulmuş olan bir bankayı, okulları, dershaneleri ve bir haberleşme programını ve bunlarla iş ve işlem yapanları terörün ve teröre mensup olmanın delili kabul ediyor.

       Böyle olunca da evde Cevşen okuyan kadınları, işinde gücünde olan esnafı veya memurları terörist ilan edip içeri tıkıyor...

       Daha dün sokakta rejimi inkılap yapmak suretiyle yıkmayı tasarlayan bizim radikaller ise, bugün devletin bu uygulamasına alkış tutuyor..!

Özetle:

Hukuk ile değil de, duygusallık ve tarafgirlik ile meselelere baktığımız sürece asla iflah olmayız.

*************

Yani her iki partinin de tabanını bir şekilde tanır, bilirim.

 

      Doğal çevremden dolayı Ak Partinin, Kürt sorununa olan duyarlılığım nedeniyle de HDP’ nin tabanına aşina biriyim. Yani her iki partinin de tabanını bir şekilde tanır, bilirim.

      Sorumluluk makamında olması hasebiyle genellikle Ak Partiyi, açık yanlışlarını gördüğüm zaman bazen de HDP’ yi eleştiriyorum.

       Bir değerlendirme yapmak gerekirse, her iki partinin de taraftarları gerçeğin değil, taktik hesap ve tutum içerisindeler. “Yanlış” veya “doğru” kimsenin umurunda bile değil; tamamen neyin kendilerine yarayıp yaramadığına göre hareket ediyorlar.

       Her iki kesim de tutucu, bağnaz ve korumacılar. Partilerinin yanlışlarını görmek ve dillendirmek bir yana, o yanlışları dillendirmeye “hıyanet” düzeyinde tepkililer. Onlara göre, “yanlışları söylemenin zamanı değildir”; çünkü ya “zaten biz mağduruzdur veya “beka soru yaşamaktayızdır...

       Acizane herkese tavsiyem ise şudur: ne olursa olsun, yine de siz siz olun, kimsenin hatırı için onların çıplak krallarına giyinik muamelesi yapmayın; her zaman ve her şartta bir çocuk masumiyetiyle, “kralınız çıplak!” diyebilin.

**************

Bir konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Ama önce haber:

 

             "HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sarf ettiği, "Sizin bu ülkede yeriniz yok", “Defolun, Kürdistan’a gidin” sözlerine tepki gösterdi. HDP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında konuşan Oluç, "Bavullarımızı topladık, biletlerimizi aldık. Birkaç gün içinde Irak’a doğru yola çıkıyoruz seçmenlerimizle birlikte. Gülüyoruz, ama aslında ağlanacak bir durum" dedi." (T24)

        Dikkat ettiyseniz Erdoğan'ın bile "Kürdistan" dediğine HDP' liler ısrarla "Irak" diyorlar!

İsterseniz siz de PKK ve HDP yetkililerinin, başka zamanlarda da Kürdistan bölgesi için hangi dili kullandıklarına bakabilirsiniz.

Umarım yanıldığımı bana ispatlarsınız...

 
Etiketler: Hukuk, ile, değil, de,, duygusallık, ve, tarafgirlik, ile, meselelere, baktığımız, sürece, asla, iflah, olmayız.,
Yorumlar
Diğer Yazılar
“ Demokrasi ile diktatörlük arasındaki farkı gösteren somut bir hikaye. “
Say, olmadı yine say...
Neden Tarım da dışa bağımlı kaldık..?
Ortada ne hukuk bıraktınız ne de namus..!
Riyakarlık ve zulüm
Anlamak mümkün değil
BARİ ŞİMDİ HEP BERABER DUA EDELİM Kİ…. ALLAH BİZLERİ BİR AN ÖNCE İKTİDARDAN UZAK TUTSUN..!
“...müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün...”
FARKINDA MIYIZ?
Kadının beyanı esasmış...
“Hukuk ve demokrasi yoksa adalet de olamaz.”
Bize hak ve hukuk lazım
Ahlakın asgari ilkeleri
Bir diktatörlükte yaşıyorsanız; Doğuştan aktör olmayı da bilmek zorundasınız..!
Akıl ve din ilişkisini nasıl kurmak gerekir?
Yargıçlarımız…
Ölmüşüz ağla yanımız yok
Sizinki ciğer de bunlarınki taş mı? Sizinki evlat da bunlarınki enik mi?
Söylenecek söz belli de ….
İddia şu; papaz Brunson, güya FETÖ ve PKK adına casusluk yapmış.
AHLAK VE KURAL
Kime ne diyelim?
Sahi tencere, tencereye ne demişti?!
Sizce başka soruya gerek var mı?
“Biz hiçbir zaman demokrasiyi tasvip etmedik.”
Başbakan “ Benim de geçmişim Kürt.”
Peki, nerede kaldı; Adalet,?
Kim ne yapsın böyle başkanlığı?
Yalan söylemeyeceğiz
Hadi İbrahim Kalın’ı geçtik, peki, ya Genel Kurmay Başkanı?
Ben oyumu demokrasiye, insan haklarına ve hukuk devletine vereceğim
Her türlü yanlış olanla mücadele edelim
İşte bazı toplumsal özelliklerimiz:
Belli ki sorunumuz ahlaki ve çok derin
Afrini konuşamıyoruz bile...
ERKEKLERDE İNSAN SAYILSIN
Körlük ve akıl tutulması
İstisnalar ve ahi ret
“Dünya Adalet Projesi’’ 2018 yılı HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ RAPORU’NU açıkladı.
Doğru olmak
Hepsi yalan mı idi?
“Bir Türk bizim partide genel başkan olmasın” demek doğru değil.
Din-i Mubin… Yani apaçık olan din.
Faizde, oranlarında, en yüksek oran İslam ülkelerinde
''El-Beşir’e Destek İnsanlığa Mı Müslümanlığa Mı Sığıyor?
Her şeye rağmen Türkiye oradan bin kat daha iyi!
“varlık kaçırmak vatana ihanettir”
Hukuk olsaydı
İçimiz hain dolu
İslam, bireyi eşit, özgür hatta otonom kabul eder
Kim haksızsa Allah ıslah etsin!..
HERKES AYAĞINI DENK ALSIN
CUMHURBAŞKANIM PİŞMANIM
Hey gidi günler...
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Malatya
Çok Bulutlu
Güncelleme: 24.05.2019
Bugün
19° - 33°
Cumartesi
18° - 30°
Pazar
16° - 29°
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı